Hayal değil, Rüya değil, Her Şey Gerçek

Hacer her gece annesinden Hz. Hacer ve Hz. İsmâil’ in başından geçenleri dinlemişti. Zaten her gece rüyalarında Safâ ve Merve tepelerinde koşuyordu. Koşuyor, koşuyor, yoruluyor ve zemzemine kavuşuyordu.....



Küçük Hacer’in bu rüyalarını kızlar da sık sık dinliyorlardı. Bu yüzden hepsi Hacer’in kendilerinden önce hacca gitmesine çok sevindiler. Kızların sesini duyan İpek nine de koşup gelmişti. Hacer’in hacca gideceğini duyunca İpek nine de çok sevindi. Bu tatlı ihtiyar kadın da iki kere hacca, bir kere de umreye gitmişti. İpek nine kızlara bir şiir okudu. Onun da gözleri dolu dolu olmuştu...

Tevrat’ta Ahyed’sin, İncil’de Ahmad’sın
Kur’an’da Muhammed’sin canım Efendim.
Mekke mihrabındır, Medine bir minber
Arz mescit, sen imamsın canım Efendim.


Kızlar İpek ninenin okuduğu bu şiiri çok beğendiler. İlk bölümü kolayca anladılar. Zaten hepsi dört büyük kitabın adını ve bu kitapların verildiği peygamberlerin adını biliyorlardı. Peygamberimiz
in İncil’de adının Ahmed olduğunu da camide öğrenmişlerdi. Ama Sevgili Peygamberimizin Tevrat’taki adının Ahyed olduğunu ilk defa duydular.

Zeynep, “Okuduğun şiirdeki mihrap ve minber şu bizim camilerimizdeki mihrap ve minber mi?” diye sordu.
İpek nine:   
“Evet Zeynepçiğim. Namaz kılarken imamın durduğu yere mihrap, cuma ve bayram namazlarında hutbe okuduğu merdivenli yere de minber diyoruz.”

Hafsa söze karıştı. “Hocamızın vaaz ettiği yere kürsü, ezan okuduğu yere de minare diyoruz değil mi?”

İpek nine: “Evet yavrucuğum. Yeryüzündeki bütün Müslümanlar namaz kılarken kıbleye yani Kâbe’ye dönerler. Peygamberimiz: “Yeryüzü benim için mescit kılındı. demiştir.

Zeynep: “Hacca gidenlerin okuduğu bir dua var ya, hani leblebi der gibi başlıyor. İşte o duayı da ezberlemen gerekecek.”
Hacer: “Ben zaten o duayı ezbere biliyorum.”
Zeynep: “O hâlde hep beraber söyleyelim böylece biz de öğrenelim. Hem de haccın provasını yapmış olalım.”



Lebbeyk Allahümme lebbeyk
Lebbeyke lâ şerîke leke lebbeyk.
İnnel hamde ve’n ni’mete leke vel mülk.
Lâ şerîke lek.

İpek nine bu duanın kısaca açıklamasını da yaptı.
Sana geldim Allahım. Senin emrine uyarak geldim. Senin eşin benzerin yoktur. Hamd sanadır. Nimetler sendendir. Her şeyin sahibi sensin. Senin eşin benzerin yoktur.

Hafsa: Sana hacca uğurlama hediyesi olarak güzel bir günlük alacağım. Böylece döndüğünde bütün yaptıklarını, yaşadıklarını biz de öğrenmiş olacağız.
Zeynep: Defteri birlikte alalım, bu daha güzel olur.
İpek nine: Harika bir fikir, sizlerle gurur duydum. Aferin size.
Kızlar kucaklaşarak vedalaştılar. Bu duayı okuya okuya evlerine döndüler. Hatta o gece rüyalarında bile Lebbeyk okudular.