Teşekkür Ederim Allahım

-Allah'a şükürler olsun.

-Ellerine sağlık anneciğim, yemek çok güzel olmuş. Özellikle bugün ekmek daha da lezetliydi.

-Allah razı olsun bir tanem. Ekmek için bana değil bizim köşedeki markete teşekkür etmen gerekiyor, ordan almıştım.

-Neden olmasın anne, hemen gidiyorum.

-Selamun Aleyküm Ali amca, nasılsın? Marketteki işler nasıl?

-Elhamdüllillah iyi gidiyor. Hayırdır bakalım ne arzun var?

-Ben sana teşekkür etmek için gelmiştim. Annem ekmeği senden aldığını söyleyince hemen koştum. Allah senden razı olsun.

-Bu teşekkürü ben hak etmiyorum, ben o güzelim ekmeği fırıncı Osman'dan almıştım. Sen en iyisi ona teşekkür et.

-Öyle mi? Tamam o zaman. Allah'a emanet ol Ali amca.

-Selamun Aleyküm Osman amca, kolay gelsin. Nasılsın?

-Ve-Aleykümselam. Elhamdülillah iyiyim, ya sen nasılsın bakalım?
 
-Ben de iyiyim. Ali amcaya gitmiştim ekmeklerin ne kadar lezzetli olduğunu anlatmak için, o da ekmeği senden aldığını söyledi. Bu yüzden sana gelip teşekkür etmemin daha doğru olacağını söyledi. Ben de gedim!

-Zahmet etmişsin, ama bu teşekkürü ben hak etmiyorum. Bizim un fabrikası sahibi Ahmet amcan  bana o güzelim unu vermese ben böyle ekmek yapamazdım. Sen en iyisi ona teşekkür et.

-Demek öyle? Tamam ben de Ahmet amcaya giderim. Hadi kolay gelsin Osman amca.

-Allah razı olsun…

-Selamun Aleyküm Ahmet amca, kolay gelsin. 

-Aleyküm Selam. Allah razı olsun! Hayırdır sen buralara gelmezdin?

-Ahmet amca bugün yediğim ekmek çok lezzetliydi, ben de teşekkür etmek için önce marketi olan Ali amcaya gittim. O bu teşekkürü hak etmediğini söyleyerek fırıncı Osman amcaya gönderdi, o da aynı şeyleri söyleyerek sana gönderdi”.

-Ooo, canım benim ne kadar da zahmet etmişsin. Ama ben de bu teşekkürü kabul edemem. Çünkü bana o güzelim buğdayı çiftlikte çalışan Veli amcaların veriyor. Senin oraya gitmen en doğrusu olur.

-Sen de haklısın Ahmet amca. Ben bu kadar gelmişken çifliğe gideyim. Allah razı olsun. Sağlıcakla kal.

-Selamun Aleyküm Veli amca. Kolay gelsin!

-Ve aleyküm selam, Allah razı olsun! Beni biraz önce Ahmet amcan aradı ve geleceğini söyledi.

-O zaman biliyorsun neden geldiğimi.

"Evet Alican biliyorum, fakat sen yine yanlış yere geldin.

-Yapma Veli amca!

-Dur, dur; hemen üzülme. Allah Teâlâ  bana yağmur, güneş ve toprak vermese ben buğdayları büyütüp Ahmet amcana veremezdim. Bu yüzden bizim ilk önce Allah'a teşekkür etmemiz gerekiyor.

-Ben bunu hiç düşünememiştim! Bunu bana hatırlattığın için Allah senden razı olsun Veli amca. Topraktan buğday, buğdaydan un, undan ekmek... Ekmeği de soframıza gönderdiğin için en çok sana teşekkür ederim Allahım!